Yolunuz İstanbul’a düşmüşse öyle bir masalın içine bulursunuz ki kendinizi güzelliğinden başınız döner. Çünkü bu masalda size mavi mavi gülümseyen bir deniz ve bu denizin üstünde kanat çırpan kuşlar vardır. Bu masalda tarih de var eğlence de; kalabalık da var sakinlik de…

Gelin, şimdi sizinle birlikte İstanbul’un altını üstüne getireceğimiz ayrıntılı bir geziye çıkalım ve İstanbul’u bir İstanbullu gibi dolaşalım.

Karnınız Zil Çaldığında Balık Ekmek Molası

İstanbul’a adım atar atmaz kalabalığın sesine karışan vapur ve martı sesleri karşılar sizi. Bilin ki işte o an Eminönü’ndesiniz. Tarihi Mısır Çarşısı’nın hemen yanı başındaki Haliç, sizi Boğaz turuna çıkarmak için adeta can atıyor olacak. İster Boğaz turundan önce olsun ister sonra, balıkçı teknelerinden kokusu yükselen mis gibi bir balık ekmeği midenize yuvarlamadan ayrılmayın Eminönü’nden… Bir parça ekmeği de martılara atmayı sakın unutmayın.

Kurukahveci Mehmet Efendi’den Kahve Kokuları Geliyor

Balık ekmeğin üzerine bir kahve ne de güzel gider değil mi? Ama herhangi bir kahve olmaz, köpük köpük bir Türk kahvesi içmeli. Kahve içmek için durağımız Pierre Loti Tepesi olacak. Ama önce Türk kahvesinin özüne, yani çekirdeğine gidelim. Bu nedenle hemen Eminönü civarından uzaklaşmayın, yolun karşısına geçerek Mısır Çarşısı’na doğru yönelin. Önce Türk kahvesinin yanına tatlı tatlı eşlik eden çifte kavrulmuş lokum satın almak için ustaların ustası 240 yıllık Hacı Bekir Lokumcusu’na yönelin, ardından meşhur Kurukahveci Mehmet Efendi’ye gidip ince öğütülmüş Türk kahvenizi atın çantaya. Merak etmeyin yolu bulmakta zorlanmayacaksınız, taze çekilmiş kahve kokusu sizi kendisine çekecek.

Pierre Loti’de Sıcak Kahve Eşliğinde Haliç Manzarası

Taptaze kahvenizi satın aldıktan sonra, Pierre Loti Tepesi’nde bu lezzeti gerçek bir İstanbulluya yakışır şekilde yudumlamaya hazır olun. Haliç’in meşhur panoramasını seyredilebileceğiniz bu tepede, ünlü Fransız yazar Pierre Loti’nin adını taşıyan kahvehane bulunuyor. Siz de sandalyenizi çekin ve Yahya Kemal Beyatlı’nın

“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

mısralarını hatırlayarak eşsiz manzara eşliğinde kahvenizi yudumlamaya başlayın.

Haliç’te Derya Kuzusu Balıklarla Tanışın

Bu güzel manzaraya doyduktan ve Türk kahvenizi de içtikten sonra, sıra dışı bir şeyler daha yapmak isterseniz balıkların sesine kulak verin. Balık tutmayı seven biriyseniz, bu sesler sizi Haliç’e çağırır. Oltanızı kiraladıktan sonra kendinizi tıpkı bir İstanbullu gibi hissedeceksiniz. Çünkü onlarca insanın sizinle birlikte aynı maviliğe olta salladığını göreceksiniz.

Kumpirin Merkezine, Ortaköy’e Gidin

Şimdi sırada Ortaköy var. 19. yy. Osmanlı sivil mimarisinin özgün örneklerini barındıran Ortaköy Meydanı, İstanbul halkının göz bebeği semtlerinden. Kahveleri, gece kulüpleri, barları, lokantaları, sanat atölyeleri, antika ve hediyelik eşya dükkanları, kumpircileri, waffle’cıları ve gözlemecileriyle Ortaköy içinden çıkmak istemeyeceğiniz bir dünya. Bu kadar lezzetin arasında tekrar karnınızın zil çalması doğal. O zaman patatesin közlenerek içerisine binbir lezzetin katıldığı kumpirle mutlaka tanışın. Bol tereyağlı ve kaşarlı kocaman bir kumpir, aklınızdan çıkmayacak İstanbul lezzetleri arasında olacak.

İstanbul tabii ki bu kadar detayla sınırlı değil. Gezilecek, görülecek, tadılacak o kadar çok zenginliği var ki anlatmakla bitmez. İşte bu yüzden hemen Atlasglobal’den İstanbul biletinizi alın, yedi tepeli şehir İstanbul’a kanat çırparak uçun.

Atlasglobal avantaj ve fırsatlarıyla İstanbul uçak bileti almak için hemen sayfamızı ziyaret edin: https://atlasglbs.com/sehir-rehberi/15/istanbul-ucak-bileti-ve-sehir-rehberi

Write A Comment

three + 17 =