Arşiv

Ocak 2018

Browsing

Şunu bilir şunu söyleriz, bir kış masalının olmazsa olmazı lapa lapa yağan kardır. En önemlisi de beyaz güzelliğin tadı onunla doyasıya kucaklaşmadan çıkmaz. İşte bu yüzden Türkiye’de kayak yapılabilecek 5 özel kayak yerlerini anlatan kartopu gibi bir yazı hazırladık.

Uludağ Kayak Merkezi-Bursa

Hemen ilk kayak durağımızla başladık. Tabii ki sizin de aklınıza ilk gelen o meşhur kayak merkezimizde aldık soluğu, Uludağ’da… Adeta ülkemizin kış turizmi merkezi olan Uludağ, Bursa merkeze olan yakınlığıyla oldukça avantajlı. Uludağ’a teleferik keyfiyle çıktık. Panoramik Bursa gezisi yaptığımız bu havalı yolculuk güzel bir deneyimdi bizim için. Biliyorsunuz kayak kıyafeti ve ekipman olmadan Uludağ’ın tadını çıkarmak imkansız. Biz de ilk iş üzerimize uygun sıcacık kıyafetleri ve kayak malzemelerini kiraladık, attık kendimizi karlar üzerine… 1700-2500 metre rakıma sahip Uludağ Kayak Merkezi, bizi yumuşacık beyaz örtüsüyle öyle bir sardı ki deneyimsiz kayakçılar olarak düşüp kalkmak bile ayrı bir keyif verdi bize.

Kartalkaya Kayak Merkezi-Bolu

Uludağ’ın karını ve soğuğunu üzerimizden atmadan bir başka beyazlar içindeki kayak merkezimize, Kartalkaya’ya gittik. Biz gittiğimizde kar kalınlığı 3 metreyi buluyordu. Boyumuzu aşan bu beyaz güzelliğe şaşkın şaşkın bakmaktan alamadık kendimizi. Söylemeden geçmeyelim, Kartalkaya’da kayak yapanları muhteşem bir dağ manzarası bekliyor. Çünkü Bolu Dağları’nın karla kaplı, beyaz şapkalı zirvelerini seyrederek kayak keyfini yaşıyorsunuz. Gelin, görün bu beyaz cenneti mutlaka…

Erciyes Kayak Merkezi-Kayseri

Türkiye’nin 5. en yüksek dağı Erciyes’in zirvesinde kayak yapma keyfini anlatacağız şimdi de. Biliyorsunuz, Erciyes Dağı sönmüş bir volkan dağı, bu özellik de onu diğer kayak merkezlerimizden biraz daha özel kılıyor. Biz de www.atlasglb.com adresinden biletimizi kolayca aldık; keyifli ve konforlu bir Atlasglobal İstanbul–Kayseri uçuşundan sonra Erciyes’e doğru yol aldık. Erciyes’te küçük bir kızakla saatler boyu özgürce kayıp durduk. Eğlenceli bir başka aktivite ise karlar üzerinde ata binmekti. Kendinizi bir masal kahramanı gibi hissediyorsunuz. Erciyes’te ellerimiz yüzümüz donana kadar kar üzerinde keyifli bir mücadele verdikten sonra, zil çalan karnımızın sesini dinledik ve sucuğun ekmekle buluştuğu lezzetli bir akşam öğününe konuk olduk.

Siz de Kayseri uçak biletinizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

Palandöken Kayak Merkezi-Erzurum   

Erciyes’in ardından, kar kalınlığının 60-120 santimetre arasında değiştiği Erzurum’un incisi Palandöken’de bulduk kendimizi. Palandöken’in eşsiz kayak pistleri bizi öyle bir dansa kaldırdı ki kaymaktan başımız döndü adeta. Palandöken’in dünyanın gözdesi bir kayak merkezi olduğunu biliyor muydunuz bu arada? Kendisi The New York Times tarafından dünyadaki 41 kayak merkezi arasında 18. sırada gösteriliyor. Tüm dünyadan binlerce kayakseveri ağırlayan beyaz cennetimize gitmemek ayıp olur, bizden söylemesi…

Sarıkamış Kayak Merkezi-Kars

Sarıçam ormanları arasındaki pistleriyle bizi beyaz güzelliğine çağıran Sarıkamış’a uğramadan duramadık. İyi ki de gitmişiz çünkü Sarıkamış büyüleyici kristal kaplı karlarıyla gözlerimizi kamaştırdı. Allahuekber Dağları üzerinde kurulu kayak merkezi, kar kalitesiyle dünyanın farklı köşelerinden gelen kayak tutkunlarının gözdesi. Kaymayı çok iyi bilmeseniz bile mutlaka Sarıkamış’a gelmelisiniz çünkü kayak noktası Bayraktepe, Sarıkamış’ın eşsiz manzarasını ayaklarınızın altına seriyor.

 

Lezzet turizmini sevenlere özel yazımıza hoş geldiniz! Duyduk ki siz de dünyadaki lezzetleri keşfetmek için ülkeden ülkeye uçanlardanmışsınız. O zaman gelin, damağınıza uygun lezzetlerle tanışmak için bu sefer de Türkiye’nin farklı illerine uçalım.

Bol Fıstıklı Gaziantep

İlk durağımız Türkiye’nin en kalabalık sekizinci şehri Gaziantep. Belki de bu kadar kalabalık olması lezzetinden kaynaklıdır. Mutfağıyla “UNESCO Yaratıcı Şehirler” listesine giren Gaziantep’in sofrasına oturmaya hazırsanız başlıyoruz. Açılışı “nohut dürümü”yle yapalım. Tırnaklı pide ekmeği içindeki bol yeşillikli nohut dürümü, isteğinize göre acılı acısız sunumuyla tabağınızda size gülümser. Tatlı isteği bünyeye çöküp de “Dürümün üstüne en güzel ne gider, ne gider?” diye düşünmeye başladığınızda ustaların el emeğiyle harmanladığı, Gaziantep’in simgesi “baklava”ya gelmiştir sıra. Antep fıstığı, un, şeker ve tereyağının anlamlı birlikteliği olan çıtır çıtır Antep baklavası, üzerine dökülen şerbetiyle sizi tatlı bir yolculuğa çıkaracak.

Gaziantep Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

Acılı Adana

İkinci lezzet durağımız için Gaziantep’ten fazla uzağa gitmiyoruz. Hemen yakınındaki Adana’ya çeviriyoruz rotamızı. Acılı ezmeleriyle meşhur Adana mutfağında tahtın asıl sahibi “Adana kebabı”! Torosların kekiğini yemiş küçükbaş hayvanların etiyle hazırlanan acılı Adana kebabı, kısık alevde sabırla pişirilen yumuşacık bir lezzet. Adana usulü bol salatanın yanında sınırsız ikramla sunulan bu lezzet ile sofranızda şölen havası hakim olacak. Bu şölenin üzerine sıcacık bir çay içmeden ayrılmayın sakın sofradan.

Adana Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

 

Hem Peynirli Hem Şerbetli Hatay

Türkiye’deki lezzet turumuza Akdeniz’in yanı başındaki Hatay ile devam ediyoruz. Binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan kültür mozaiği Hatay, çok zengin bir mutfağa da sahip. Açılışı hafif bir şeyle yapalım. İnce bulgurla hazırlanan incecik bir köfte düşünün. Bir de bu köftenin içinde bol yağlı, salçalı bir kıyma harcı düşünün. Şimdi sizi çıtır çıtır kızartılan bu lezzetle tanıştıralım, adı “oruk”! Afiyetle yiyebilirsiniz. Tatlı saatiniz mi geldi? O zaman Hatay’dan ayrılmayın hemen. Çünkü özel peyniri, sıcacık şerbetiyle sıcacık bir “künefe” keyfine davetlisiniz. Enfes bir tat için üzerine bol fıstık ve kaymak ekletmeyi unutmayın.

Hatay Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

 

Fırından Sıcak Sıcak Çıkmış Konya Su Böreği

Biraz da Türkiye’nin tam ortasına, Anadolu’ya gidelim. Lezzet molamızı Konya’da veriyoruz. Konya’nın ziyafet sofralarında en çok tercih edilen yemeği “su böreği”!  Konyalı lezzet ustalarının kendi elleriyle açtığı yufkalar önce haşlanıyor, aralarına peynirli maydanozlu iç eklenerek fırına atılıyor. Sonrası malum, karşınızda fırından sıcak sıcak çıkmış tombik dilimli su böreği. Demli bir bardak çay ne de güzel gider yanına.

Konya Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz: https://atlasglbs.com/

 

Pudra Şekeri Serpilmiş Yoğurtlu İstanbul

Son durağımız kalabalıklar şehri İstanbul! Aslında İstanbul’da tüm Türkiye lezzetlerini tatmanız mümkün. Ama lezzeti doğduğu topraklarda yemek gibisi yok. Bu yüzden her şehri ayrı ayrı gezmeli ve yöresel lezzetlerini yerinde tatmalısınız. Gelelim asıl konumuza, İstanbul’un tarihi lezzeti “Kanlıca yoğurdu”na… Kanlıca yoğurdu, 1893’ten günümüze kadar namını koruyan bir zenginlik. Siz de İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası karşısına geçin ve yoğurdunuzu üzerine pudra şekeri ekleyerek afiyetle tüketin.

Türkiye’nin lezzetleri anlatmakla bitmez ama yazımızı burada sonlandırıyoruz. Daha fazla lezzetle buluşmak için hemen Atlasglobal ile Türkiye’ye uçmaya ne dersiniz?

İstanbul Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

 

Ah, Avrupa şehirleri en sevdiğimiz lokasyonlar! Neden mi? Eh, Instagram’a fotoğraf yükleyeceğiz de ondan! Aslında anı yaratmak için bile yeterlidir fotoğraflar. Sayfamızda kullanacağımız ya da anılar, koleksiyonlar yaratacağımız harika fotoğraflar lazım bize. O harika fotoğraflardan önce ise şahane bir şehir. O zaman haydi şu listeye bir göz atalım ve Avrupa’da fotoğraf çekmek için nerelere gitmeliyiz listesini şimdiden yapalım. Uygun bilet buldukça da kaçalım!

Amsterdam

Tabii ki listenin başında Amsterdam geliyor. Amsterdam’a gidiyorsunuz ve elinizde bir tane bile fotoğraf yok. İnanılır gibi değil! Çünkü orada adım başı fotoğraf çekmek içten gelen bir şey. Amsterdam kanalları Amsterdam’ı en iyi simgeleyen yerlerden, yani fotoğraf için çok uygun. Fotoğrafa bir de kahve teması ekleyerek “still life” bir fotoğraf yaratırsanız; siz bu işi biliyorsunuz! Peki, ya “I Amsterdam” yazısı? Burada da uygun bir harf yanında hemen kendinizin fotoğrafını çektirmelisiniz. Burada fotoğraf çektirmeyenleri Amsterdam’a gitmiş saymıyoruz. Popüler buluşma noktası Vondelpark’ı atlamadan geçemeyiz. Koleksiyonunuza oradan da bir fotoğraf eklemelisiniz.

Amsterdam Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

Nice

Fransa’nın en güneşli şehri Nice! Fotoğraflarınızda gün ışığı oldukça içinizi ısıtacak. Fakat fotoğrafı çekerken güneşi arkanızda bırakmayı unutmayın! Bu önemli bir detay… Gelelim güzel yerlere; upuzun sahiller, plajlar hem denize girmek için elverişli hem de fotoğraf çekmek için. Tipik yaz fotoğraflarınızı burada çekmeye ne dersiniz? Tabii, yazın gittiyseniz… Biraz da Nice’in merkezine doğru geçelim; güneş ve ışık tanrısı Apollo’nun devasa heykelinin de bulunduğu Massena Meydanı. Bu meydanın ortasında kalan fıskiyelerin fotoğrafını çekmeden dönmeyin! Cours Saleya Meydanı’nda gündüzleri kurulan çiçek pazarı desek? Rengarenk çiçek fotoğrafları da bu koleksiyona çok uyacak!

Madrid

Madrid ve dar sokakları… Mesela; Malasaña Mahallesi. Binalar o kadar renkli ve güzel ki fotoğraf çekmeden duramıyorsunuz adeta! Dar sokaklarını gezdikten sonra sizi direk Madrid Kilisesi’ne davet ediyoruz. Fotoğraf çekmek hiç bu kadar tarih kokmamıştı! Tarih demişken Plaza Mayor’u da es geçmeyin. Burası da Madrid’in tarih kokan ve en tanınan yerlerinden biri. Yani fotoğraf koleksiyonunuzda bulunması gereken veya Instagram hikayesi için uygun bir meydan. Heykeller, anıtlar ve doğal güzellikler deklanşöre basmanıza yardımcı olacak, inanın… Sanatseverleri Madrid’e doğru alıyoruz o zaman?

Biz bu listeyi yaptık ama “Ben Instagram kullanmıyorum.” diyenler çıkacaktır aramızdan. Fakat bu fotoğraflar sadece Instagram’da yayınlamak için değil, aynı zamanda sizin de ara sıra açıp bakacağınız türden fotoğraflar olacak. Anı diyoruz biz bunlara… Ya da koleksiyon da diyebiliriz dilerseniz? Bu fotoğraflar çocuklarınıza, torunlarınıza bile gösterebileceğiniz bir rehber olacak. Onlar sizin fotoğraflarınızdan görüp merak edip gezecekler belki buraları. Belki devamını da onlar getirir, ne dersiniz? Şimdiden oluştu anılar! Biletlerinizi nereden alacağınızı söylememize gerek yok herhalde…

www.atlasglb.com

Elbe ve Alster ırmaklarının kesiştiği noktada yer alan, 1200 yıllık tarihiyle ünlenen ve Almanya’nın en kalabalık şehirlerinden olan Hamburg karşınızda! Aslında Hamburg’a bir kanal şehri de diyebiliriz rahatlıkla. Ama bu yazımızda Hamburg’un sadece gezilecek yerlerinden ziyade, bu gezilecek yerlerin tarihinden bahsedeceğiz biraz sizlere. Hazır mıyız tarihin derinliklerinde kendimizi kaybetmeye?

II. Dünya Savaşı’nın Yıkımı

II. Dünya Savaşı’nda bombalarla yerle bir edilen Hamburg’un hikâyesi dirilişle başlıyor ve yeniden kuruluyor. Bu arada Hamburg’da 2.302 tane köprü olduğunu biliyor muydunuz? Köprü şehri adeta! Hamburg Belediye Sarayı 19. yüzyılda inşa edildi. Neden? Çünkü 1842 yılında yangına maruz kaldı.

Gelelim St. Michael Kilisesi’ne; burası da şehrin en önemli tarihi yapılarından biri aslında. Barok tarzında 1625 yılında inşa edilmiş yapısı yeniden restore edilmiş. Hamburg’u 3600 görmek isterseniz; kilisenin kulesine çıkmanız yeterli. Bu manzara anlatılmaz, ancak yaşanır. Klişe oldu ama öyle!

Dünyanın en gelişmiş 10 limanından biri olan Hamburg Limanı ise Hamburg’un en önemli tesislerinin başında yer alıyor. Bu limanın bir özelliği ise Elber Nehri’yle Baltık Denizi’ne bağlanması ve tüm Harmburg’dan görünebilmesi. Hauptbahnhof, yani merkez tren istasyonu, II. Dünya Savaşı’nda çok zarar görmüş olsa da şu anda 450 bin yolcu trafiğiyle oldukça yoğun.

Peki, Hamburg’un kalbinde bir göl yatıyor desek? Evet, Alster Gölü’nden bahsediyoruz çünkü onsuz Hamburg eksik kalır. Kentin tam merkezinde yer alan bu göl gerçekten çok güzel! Size bir başka soru daha: Yapımı 31 yıl süren kilise mi olurmuş? Olmuş! St. Nikolai Kirche Kilisesi, II. Dünya Savaşı’nda oldukça zarar görmüş fakat daha sonra onarılmış. Yıkılmadı, ayakta!

Hamburg Tarihi

Biraz da Hamburg’un tarihine bakalım… II. Dünya Savaşı’nda hava saldırılarında oldukça zarar görmüş ve daha sonra yavaş yavaş onarılarak tarihi yapılarıyla ünlenmiş bir şehir demiştik yazımızın başında. Burada keyif yapmak başka bir tat, tarihi yapı gezmek ise bambaşka bir tat. İsmini nereden aldı biliyor musunuz? Hemen söyleyelim; İmparator Şarlman MS 808 yılında bir kale yaptırır ve adı Hammaburg’dur. “Burg” kelimesi kale anlamına gelirken, “hamma” kelimesi ise ağaçlık, tepe anlamına gelir. Bu kale ise Alster ve Elbe nehirlerinin arasındaki bataklıktaki kayalık bir bölgededir. İşte “Hamburg” ismi buradan geliyor.

Tarihi yapılar gezmeyi sevenlere Hamburg’u şiddetle tavsiye edebiliriz. II. Dünya Savaşı izleri taşıyan ve oldukça dramatik bir hikayeye sahip Hamburg gönlümüzün şehri. Almanya’nın dünyaya açılan kapısı diye de tabir edilen Hamburg, Avrupa Birliği’nin de 6. metropol şehri ve aslında bu önemli bir ayrıntı. “Peki, neden Almanya’nın dünyaya açılan kapısı?” diye soracak olursanız; “Almanya’yı Atlas Okyanusu’na bağlayan konumda yer alarak farkını gösterdiğinden.” deriz. O zaman bu kadar yazdık, Hamburg’a bir bilet almanın tam zamanı, en doğru zaman ise şimdi!

Hamburg uçak bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

Dostlar, büyüleyici atmosferiyle bizi bizden alan Hollanda’nın neşeli başkenti Amsterdam’da yaşadığımız 72 saatlik macerayı duymayan kalmasın diye döküldü bu satırlar… Keyifli okumalar dileriz.

Dam Meydanı’ndan Van Gogh Müzesi’ne…

Hazırsanız kendimizi kuşlar gibi özgür hissettiğimiz Amsterdam’da ilk 24 saati nasıl geçirdiğimizi anlatmaya başlıyoruz. Konforlu bir uçuşun ardından şehre ayak basar basmaz hemen otelimize koştuk. Üstümüzü değiştirdikten sonra, keşfetmenin beklentisi ve heyecanıyla bir anda kendimizi dışarıda bulduk. Ne de olsa kalbimiz uzun zamandır Amsterdam için atıyordu. Çünkü bu neşeli şehrin dar sokakları, enfes kafeleri ve etkileyici müzeleriyle bir ömür yaşanılacak bir yer olduğunu öğrenmiştik araştırmalarımızdan. Acele etmek gerekiyordu bu şehrin insanı olabilmek için…

Kentin kalbi Dam Meydanı adeta yolumuzu gözlüyormuş. Ünlü balmumu heykel müzesi Madame Tussauds Amsterdam’da Dam Meydanı’nda yer alıyor. Biz 72 saate sığdıramadığımızdan ziyaret edemedik, ama sizi daha geniş zamanlarda uğramaya heveslendirmeden de geçmeyelim.

Bizim Amsterdam rüyamızı süsleyen asıl kahramanlar, büyüleyici kanallarıydı. İlk olarak bu kanalları ziyaret edeceğimize dair söz vermiştik kendimize. Amsterdam’ın “Kuzeyin Venedik’i” olarak anılmasını sağlayan kanalların tarihi Orta Çağ’a uzanıyor. Biz onların büyüsünü çözmek için tam 1 saat süren kanal turlarından birine katılarak tarihi kente karışan su sesini dinledik.

Kanal turumuzdan sonra, birçok önemli müzenin evi olan Müzeler Bölgesi’ne yol aldık. Çünkü sırada Van Gogh Müzesi’ni görmek vardı. Dünyanın en büyük Van Gogh koleksiyonunu sımsıkı kucağında saklayan müze, sanatçının kardeşi Theo tarafından düzenlenmiş. 200’den fazla tablo ve 500’den fazla çizimden oluşan bu koleksiyonu görmeden Amsterdam ayrılmamak lazım. Bizden söylemesi!

Vondelpark’tan Dünyanın Yüzen Tek Çiçek Pazarı Bloemenmarkt’a

Amsterdam turumuzun 2. gününde nereleri gezdik biliyor musunuz? Tabii ki bilmiyorsunuz, hemen anlatalım. Güne mis gibi bir başlangıç yapmak için 1864 yılında kurulan Vondelpark’ın doğasına bıraktık kendimizi. Etrafı müzelerle çevrili olan bu park, adını 17. yüzyıl şairi Joost van den Vondel’den almış. Bu park o kadar eğlenceli ve kültürlü bir park ki… Niye diye sorarsanız, Picasso ile Nelson Carrilho’nun imzasını taşıyan heykellerle süslü parkta bulunan açık hava tiyatrosu; birbirinden keyifli müzik, dans ve tiyatro etkinliklerine sahne oluyor.

Vondelpark’tan çıktıktan sonra, doğanın kucağından çok fazla uzağa gitmeyelim dedik. Burnumuza gelen çiçek kokularını takip ederek “Amsterdam Çiçek Pazarı”na gittik. Dünyanın yüzen tek çiçek pazarı olan Bloemenmarkt’ta yalnızca çiçek soğanları, tohumlar değil hediyelik ürünler de satılıyor. Bizim tercihimiz Hollanda’nın simgesi laleler oldu. Lale tohumlarımızı aldıktan sonra, 48 saatimizi tamamladık ve Amsterdam’daki son günümüz olan yarına daha enerjik uyanmak için güzel bir uyku çekmeye otelimize yol aldık.

Bisiklet Turuyla Amsterdam’a Veda

Oteldeki kahvaltımızın ardından Amsterdam’daki son günümüze adım atmak üzere dışarı çıktık. Biliyorsunuz Amsterdam, bisiklet tutkunları için dünyadaki en güzel şehirlerden biri. Bisiklet yolları ve park yerleriyle adeta herkesi bisiklete binmeye davet ediyor. Biz de bu daveti geri çevirmedik tabii, bisiklet kiralayarak Amsterdam’ın dar sokaklarında oradan oraya koştuk. Pedal çevirmekten yorulduğumuzda ise şehrin şirin ve davetkâr kafelerinden birine girerek bizi merakla bekleyen bir fincan kahveyi yudumladık. Kahve keyfinin ardından pedal çevirmeye devam ettik ve son keşif yerimiz olan Amsterdam’ın ünlü müzelerinden Rembrandt Evi Müzesi’ne geldik. Ünlü Hollandalı ressam Rembrandt’ın altın renkli evi olan müze, Dam Meydanı’nın hemen doğusundaki Jodenbreestraat üzerinde bulunuyor. Siz de bizim gibi usta Rembrandt’ın hayatını ve çalışmalarını merak eden bir sanatseverseniz Amsterdam’daki gezinizin son durağı burası olsun.

Evet, bu yazının ardından siz de Amsterdam maceranızı başlatmak ister misiniz? O zaman Atlasglobal bir tıkla sizi dilediğiniz tarihte bu maceraya uçurmaya hazır.

Amsterdam Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve avantajlarıyla alabilirsiniz.

Yolunuz İstanbul’a düşmüşse öyle bir masalın içine bulursunuz ki kendinizi güzelliğinden başınız döner. Çünkü bu masalda size mavi mavi gülümseyen bir deniz ve bu denizin üstünde kanat çırpan kuşlar vardır. Bu masalda tarih de var eğlence de; kalabalık da var sakinlik de…

Gelin, şimdi sizinle birlikte İstanbul’un altını üstüne getireceğimiz ayrıntılı bir geziye çıkalım ve İstanbul’u bir İstanbullu gibi dolaşalım.

Karnınız Zil Çaldığında Balık Ekmek Molası

İstanbul’a adım atar atmaz kalabalığın sesine karışan vapur ve martı sesleri karşılar sizi. Bilin ki işte o an Eminönü’ndesiniz. Tarihi Mısır Çarşısı’nın hemen yanı başındaki Haliç, sizi Boğaz turuna çıkarmak için adeta can atıyor olacak. İster Boğaz turundan önce olsun ister sonra, balıkçı teknelerinden kokusu yükselen mis gibi bir balık ekmeği midenize yuvarlamadan ayrılmayın Eminönü’nden… Bir parça ekmeği de martılara atmayı sakın unutmayın.

Kurukahveci Mehmet Efendi’den Kahve Kokuları Geliyor

Balık ekmeğin üzerine bir kahve ne de güzel gider değil mi? Ama herhangi bir kahve olmaz, köpük köpük bir Türk kahvesi içmeli. Kahve içmek için durağımız Pierre Loti Tepesi olacak. Ama önce Türk kahvesinin özüne, yani çekirdeğine gidelim. Bu nedenle hemen Eminönü civarından uzaklaşmayın, yolun karşısına geçerek Mısır Çarşısı’na doğru yönelin. Önce Türk kahvesinin yanına tatlı tatlı eşlik eden çifte kavrulmuş lokum satın almak için ustaların ustası 240 yıllık Hacı Bekir Lokumcusu’na yönelin, ardından meşhur Kurukahveci Mehmet Efendi’ye gidip ince öğütülmüş Türk kahvenizi atın çantaya. Merak etmeyin yolu bulmakta zorlanmayacaksınız, taze çekilmiş kahve kokusu sizi kendisine çekecek.

Pierre Loti’de Sıcak Kahve Eşliğinde Haliç Manzarası

Taptaze kahvenizi satın aldıktan sonra, Pierre Loti Tepesi’nde bu lezzeti gerçek bir İstanbulluya yakışır şekilde yudumlamaya hazır olun. Haliç’in meşhur panoramasını seyredilebileceğiniz bu tepede, ünlü Fransız yazar Pierre Loti’nin adını taşıyan kahvehane bulunuyor. Siz de sandalyenizi çekin ve Yahya Kemal Beyatlı’nın

“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

mısralarını hatırlayarak eşsiz manzara eşliğinde kahvenizi yudumlamaya başlayın.

Haliç’te Derya Kuzusu Balıklarla Tanışın

Bu güzel manzaraya doyduktan ve Türk kahvenizi de içtikten sonra, sıra dışı bir şeyler daha yapmak isterseniz balıkların sesine kulak verin. Balık tutmayı seven biriyseniz, bu sesler sizi Haliç’e çağırır. Oltanızı kiraladıktan sonra kendinizi tıpkı bir İstanbullu gibi hissedeceksiniz. Çünkü onlarca insanın sizinle birlikte aynı maviliğe olta salladığını göreceksiniz.

Kumpirin Merkezine, Ortaköy’e Gidin

Şimdi sırada Ortaköy var. 19. yy. Osmanlı sivil mimarisinin özgün örneklerini barındıran Ortaköy Meydanı, İstanbul halkının göz bebeği semtlerinden. Kahveleri, gece kulüpleri, barları, lokantaları, sanat atölyeleri, antika ve hediyelik eşya dükkanları, kumpircileri, waffle’cıları ve gözlemecileriyle Ortaköy içinden çıkmak istemeyeceğiniz bir dünya. Bu kadar lezzetin arasında tekrar karnınızın zil çalması doğal. O zaman patatesin közlenerek içerisine binbir lezzetin katıldığı kumpirle mutlaka tanışın. Bol tereyağlı ve kaşarlı kocaman bir kumpir, aklınızdan çıkmayacak İstanbul lezzetleri arasında olacak.

İstanbul tabii ki bu kadar detayla sınırlı değil. Gezilecek, görülecek, tadılacak o kadar çok zenginliği var ki anlatmakla bitmez. İşte bu yüzden hemen Atlasglobal’den İstanbul biletinizi alın, yedi tepeli şehir İstanbul’a kanat çırparak uçun.

Atlasglobal avantaj ve fırsatlarıyla İstanbul uçak bileti almak için hemen sayfamızı ziyaret edin: https://atlasglbs.com/sehir-rehberi/15/istanbul-ucak-bileti-ve-sehir-rehberi

Afrika’nın Akdeniz esintisi, Büyük Sahra Çölü’nün misafir toprağı Tunus’ta gezintiye hazır mısınız? O zaman Tunus gezintisine bir adım atalım! Başlamadan önce hatırlatalım; Sahra Çölü dünyanın en büyük sıcak çölüdür. Batısında Cezayir, doğusunda Libya… Başlıyoruz o zaman Tunus’ta gezilecek güzel yerleri size anlatmaya!

Sidi Bou Said

Burası Tunus’a 20 km uzaklıkta şirin bir kasaba. Tunus’tan tren veya taksiyle ulaşabilirsiniz çünkü burası son zamanların gerçekten en turistik yerlerinden biri! Buraya geldiğinizde bir Yunanistan havası alabilirsiniz çünkü Akdeniz mimarisiyle özdeşmiş mavi beyaz evler gerçekten de Yunan evlerini anımsatıyor. Çok güzel ve huzurlu değil mi sizce de? Fotoğraf tutkunları için harika malzemeler çıkacağına eminiz!

Marmata

Mağara evlerine meraklılar buraya! Dünya üzerinde göremeyeceğiniz mağara evlerini burada heyecanla görebilirsiniz. Hatta bazı mağara evlerinin tünelle birbirine bağlanmış olması sizi oldukça etkileyecek. Yalnız bu bilgiye dikkat: Dışarıdan baktığınızda hiçbir şey anlamıyor ve görmüyorsunuz. E, mağara evlerinin de amacı bu değil mi zaten? Şimdi Star Wars hayranlarını heyecanlandırma vakti! Burada Star Wars’un bazı bölümlerinin çekildiğini biliyor muydunuz? May the force be with you!

Sahra Çölü

Çoğu kişi için Tunus’ta görülmesi gereken yerlerin başında gelen Sahra Çölü’nü bilmeyen yoktur aranızda. Özelliklerini bilmeseniz de ismini mutlaka duymuşsunuzdur. Bu uçsuz bucaksız kumun milattan önce 9.000 ile 3.000 yılları arasında yeşil ovalarla ve göllerle kaplı olduğunu ve bazı iddialara göre 10.000 yıl sonra tekrar yeşilleneceğini biliyor muydunuz? Burada yolculuk yapmak için çöl koşullarına uygun develeri, atları ve jip gibi arazi araçlarını kullanabiliyorsunuz. Çölde bir at türüyle karşılaşabilirsiniz, şaşırmayın. Bunlar gizemli göçebe kabilesi Tuareglere aittir ve özellikleri başlarının bağlı olmasıdır. Burada yaşayan çölün sakinlerine mavi adamlar denir ve ilginç bir hayata sahiptirler.

Tabarka

Tunus’un kuzey batısında bulunan sahil kenti Tabarka’da mercan balıkçılığı oldukça meşhurdur. Hatta mercan balıkçılığı demişken; burada Sualtı Fotoğrafçılığı Mercan Festivali ve her sene düzenlenen caz festivali şehre farklı bir hava veriyor ve renklendiriyor. Deniz, kum ve güneş sevenleri de Tabarka’ya davet ediyoruz! Çünkü burada çok güzel sahiller var. Eski Roma kalıntılarına bakmadan da ayrılmayın Tabarka’dan. Birçok medeniyetin izlerine rastlayacağınız Tabarka’ya gittiğinizde Cenevizlilerin inşa ettiği kaleye de uğramanızı tavsiye ederiz.

Tunus’un yemek kültürüne de değinmeden bitiremezdik. Tunus’ta yemek konusunda tazelik ön planda. Aslında bir yandan bize de benzeyen damak tatları var diyebiliriz. Mesela; kahvaltıda bizim gibi iyi beslenmeyi seviyorlar. Zeytini çok severler tıpkı bir Egeli gibi! En çok tüketilen yemeği ise bizim de tükettiğimiz makarnaya benzeyen kuskus. Ayrıca taze naneli yeşil çayları da oldukça ünlü. Üzerine de çam fıstığı serpilerek servis ediliyor üstelik! Tunus’u tanıyın, siz de seveceksiniz…

Tunus’a gitmek Atlasglobal’le çok kolay! Atlasglobal kalitesi ve konforuyla Tunus’a uçak bileti almak için hemen tıklayın:
www.atlasglb.com

Uçmayı seven bir ülkeyiz ve artık uçakları bir “otobüs” gibi kullandığımız döneme girmiş bulunmaktayız. Uçaklarda çay, kahve, sandviç gibi standart yiyecek ve içecekler çok tercih edilir, biliyoruz. Ancak, bu listenin içine giren alışılmadık bir içecek daha var: domates suyu! Peki, domates suyu uçak yolculuklarında neden tercih edilir merak ediyor musunuz? Evet!

Aslında bu durumun temel sebebini yerdeki ve havadaki tat algımızın birbirinden farklı olmasıyla açıklayabiliriz. Nasıl mı? Yeryüzündeyken domates suyunun tadı daha yoğun gelir çoğumuza. Fakat havadayken çok daha ferahlatıcı ve serinletici olduğunu söyleyebiliriz. Yeryüzünde “Domates suyu neden içeyim ki şimdi?” der gibi oluruz ama aslında havada ihtiyacımız olan, serinleten tat domates suyudur… Sağlıklı bir tercih olan domates suyu yüksek kan basıncını düşürüp daha rahat seyahat etmemizi de sağlayabiliyor.

Bu Konuda Çalışmalar Bile Var!

Evet, henüz bitmedi! Bilimsel bir çalışmaya göre, hava basıncındaki değişimlerle beynimizin tatlı ve tuzlu sinyallerini karıştırıyoruz. Aynı çalışma, uçakta tuzun %30 daha az tat verdiğini de söylüyor. Peki, domates suyu tuzlu mudur yoksa tatlı mı? Kafanızı karıştırmayın, vardır bir bildikleri! Tuzlular daha tuzlu, tatlılar ise daha tatlı geliyor çünkü hava değişimi ve basıncı tat ve koku alma duyarlılığımızı azaltıyor.

Kısacası bu içecek havada başka, yerde bambaşka! Denemeyenlere sesleniyoruz; uçakta domates suyunun keyfine varmanızı tavsiye ederiz. Artık domates suyuna daha farklı gözle bakabilir ve Atlasglobal uçuşlarındaki ücretsiz ikramlarımızın tadını çıkarabilirsiniz 🙂 Keyifli uçuşlar!

 

Gezgin ruhumuzu sırt çantamıza koyduk ve sonbahar-kış turizminin gözde mekanlarından Tel-Aviv’e gittik. Havaların Türkiye’ye göre daha yavaş soğuduğu bu şehirde tarih, sanat ve kültür iç içe. Çok eğlendik ve kafaları sıfırladık. Size de rotamızdan beğeneceğiniz 10 öneri hazırladık:

  1. Bisikletseverlerin kendini hemen evde hissettiği Tel-Aviv’de şehri dolaşmanın en iyi yolu bisiklet! Siz de uygun fiyata günlük bisiklet kiralayabilir, kış rüzgarını yüzünüzde hissederek şehri keşfedebilirsiniz.
  2. Tel-Aviv’de gençler için eğlencenin adresi Florentine. Burayı mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Tam bir hipster mekanı!
  3. Moda için görmeniz gereken yer ise Dizengoff Caddesi. Şehrin ana buluşma noktası olan bu cadde, İsrail’in en ünlü modacılarının kreasyonlarını bulabileceğiniz bir alışveriş merkezine ev sahipliği yapıyor.
  4. Biraz da doğanın tadını almak isterseniz İsrail’in en büyük şehir parkı Hayarkon Parkı’nda gördüklerinize hayran kalarak enerji depolayabilirsiniz.
  5. 1999’a kadar Avrupa ve Asya’nın en uzun binası olan Şalom Kulesi’ne çıkıp şehrin muhteşem manzarasını fotoğraflayabilirsiniz.
  6. Havanın hiç soğumadığı ve 15-20 derecelerde dolaştığı Tel-Aviv’deki Şlomo Lahat Plajı’nda denize girebilirsiniz.
  7. Şehrin tarihini merak ediyorsanız en iyi önerimiz Tel-Aviv’e bağlı dünyanın en eski ikinci liman şehri Yafa’yı ziyaret etmeniz. Antikaya meraklıysanız buradaki bitpazarını da görmeyi ihmal etmeyin.
  8. Bol bol gezdiniz, şimdi de sıra kültüre doymaya geldi! İlk adresiniz dünyanın en iyi modern sanat müzeleri arasında sayılan Tel-Aviv Sanat Müzesi olsun.
  9. Müzeden çıkınca ise müziğin kollarına atmak için kendinizi Tel-Aviv Kültür Merkezi’nde dünyaca ünlü İsrail Filarmonik Orkestrası’nın bir performansını dinlemeyi göz ardı etmeyin.
  10. Tel-Aviv yolculuğunuzu Karmel Pazarı’na uğramadan bitirmeyin. Burada baharat ve yiyeceklerden tutun da el sanatları ürünlerine kadar her şeyi bulabilir, seyahat dönüşünde sevdiklerinize verebileceğiniz küçük hediyeler satın alabilirsiniz.

Tel-Aviv yolculuğunuzu planlamak için daha ne duruyorsunuz? Tel-Aviv uçuşlarımızı incelemek için sizi hemen buraya alalım: https://atlasglbs.com

2018’in bu ilk aylarında zaman ne de güzel geçiyor değil mi? Hele de bu soğuk havalarda yanınızda sevgiliniz veya eşiniz varsa kış cennet olur bir anda! Bu arada; Sevgililer Günü’ne ne kaldı ki şunun şurasında? Planlarınız hazır mı 14 Şubat’a? Ah, nasıl da kafiyeli konuştuk ama! Havadaki romantizmden olmalı. 😊 O zaman haydi 14 Şubat Sevgililer Günü’nde yurt dışında nereye gitmeli, hep birlikte bakalım.

Masalseverler Londra’ya

“Çok fazla gezilecek yer var, hepsini nasıl gezeceğiz?” şeklindeki sorularınızı duyar gibiyiz. Aslında haklısınız. Ama biz de bunun için buradayız! Öncelikle uyarımızı yapalım; yağmura dikkat! Bildiğiniz gibi buraların havası her zaman yağmurludur ve buna hazırlıklı olmanızda fayda var. Tower Bridge ve çevresini gezmeden gelmeyeceksiniz değil mi? Çünkü çevresi görülmeye değer. İşte geldik en romantik yere: Thames Nehri’nde bir tekne turuna ne dersiniz? Burada aşk tazelemek size çok iyi gelecek. Ayrıca London Eye’de bizim için de bir fotoğraf çekilmeyi unutmayın. “Aşk Engel Tanımaz” filminin çekildiği, tıpkı bir aşk filmini andıran Notting Hill’e uğramadan dönmeyin. Burası içinizdeki kelebekleri uyandıracak ve Londra romantizm kokacak!

Londra Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve ayrıcalıklarıyla hemen alabilirsiniz!

Karseverler Moskova’ya

Kış denince akla gelen en güzel şehirlerden Moskova. Kar yağışıyla kartpostallık görüntüler yaratan bu şehirde sevgilinizle olmak istemez misiniz? Kızıl Meydan’da el ele bir yürüyüşe ne dersiniz? Kızıl Meydan’ın UNESCO Dünya Mirası listesinde olduğunu da hatırlatalım. Sanduny Banya saunasını hiç duydunuz mu? Moskova soğuğundan sonra iyi gelebilecek en güzel yerlerden biri. Buraya gitme amaçlarını sizin için sıralayalım; soğuk algınlığını iyileştirmek, vücuttaki toksinleri atmak, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek… Kar seven romantikler Moskova’ya o zaman!

Moskova Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve ayrıcalıklarıyla hemen alabilirsiniz!

Tarihseverler Stockholm’a

Buyurun, size İsveç’in başkenti Stockholm! Burada sevgilinizle harika bir tarih görebilirsiniz. Gamla Stan ilk durak! Orta Çağ’ın tüm güzellikleri, renkli binaları ruhunuzu besleyecek. Keyfinize keyif katacak. Burada temel besinleri olan farklı balıkları denemelisiniz. 14 Şubat’a en yakışan yemek de balık diyebiliriz. Hele İsveç’te yiyorsanız; kendinizi şanslı hissetmekte haklısınız! Den Gyldene Freden isimli restoranı birlikte denemeniz çok romantik olacak. Çünkü burası dünyanın en eski restoranı olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. İlk deneyimler sevgilinizle güzel!

Stockholm Uçak Bileti’nizi Atlasglobal fırsat ve ayrıcalıklarıyla hemen alabilirsiniz!

Üşümeyi Sevmeyenler Barselona’ya

Barselona aslında yazın cıvıl cıvıl bir şehirken kışın da tam tersi sakin, keyif dolu bir şehir oluyor. Üşümeyi sevmeyenlere burası ısrarla tavsiye edilir. Çünkü burada kışın donmadan rahatlıkla gezebilirsiniz. Ama siz yine yağmura hazırlıklı olun! Güzelliğiyle kendine hayran bırakacak daracık sokaklar mı desek? Ya da müzelerde kendinizi kaybetme vaadi versek? Barselona başlı başına bir rüya şehri ve burada Antoni Gaudi’nin eşi benzeri olmayan yapılarıyla karşılaşacaksınız. Carmel Tepesi’ndeki masal diyarı Park Güell’i de ziyaret etmeden dönmeyin. Sevgilinizle masal gibi bir tatil sizi bekliyor!

Biraz daha kafayı dağıtmak, anılar biriktirmek ve yeni yerler görmek için yurt dışına çıkmak isteyenlere hazırladık bu listeyi. Sevgilinizi veya eşinizi alın ve harika bir tatile hazır olun! Hem romantik hem de keşif dolu bir tatil olacak sanıyoruz. 14 Şubat hiç bu kadar keyifli ve keşifli olmamıştı! Sakinliğin, dinginliğin ve huzurun sınırlarını zorlayın… Şimdiden mutlu tatiller!

www.atlasglb.com